Topraktan sofraya bulgur

  • 09:03 17 Eylül 2023
  • Yaşam
 
Öznur Değer
 
MÊRDÎN - Hêşerîli kadınlar, Kürt mutfağının vazgeçilmez tadı bulguru kazanlarda kaynatarak topraktan sofraya taşıdı.
 
Mêrdîn’in Qoser (Kızıltepe) ilçesine bağlı Hêşerî (Dikmen) köyündeki kadınlar, Kürt mutfağının eşsiz lezzetlerinden biri olan bulgur kazanlarını kaynattı. Gelenek halini alan bulgur kazanları çocuklar tarafından da ilgiyle karşılandı.
 
Topraktan sofraya bulgur
 
 
Bahara doğru toprağa serpiştirilen buğday ekiminden sonra toplanmaya başlanan hasadıyla beraber buğdaylar bulgur ve un için ayıklanıyor. Sert buğday bulgur için, yumuşağı ise un için ayrılıyor. Ardından ise bulgurluk buğdaylar kadın emeğinin süzgecinden geçerek kazanlarda kaynatılıyor. Ayıklanmasının ardından iyice yıkanan ve kazanlarda kaynamaya koyulan bulgur taneleri, sonra yere serilerek yaklaşık iki gün boyunca güneşte bekletiliyor. Güneşte iyice kuruyan bulgur taneleri öğütülmek için değirmene gönderiliyor. Ardından ise şehriye ile karıştırılan bulgur sofralardaki yerini alıyor.
 
Kadın dokunuşuyla sofrada ziyafet
 
Eskiden bir gelenek olarak topluca pişirilen bulgur kazanlarının yapımını Zehra Ertaş şöyle anlatıyor: “Eskiden bir gelenek şeklinde kazanlarla bulgur kaynatırdık. Ve kaynattığımız kazanlarda çocuklar için bir teneke pay ayrılırdı. Piştikten sonra çocuklara payları dağıtılırdı ve onlar da yerdi. Eskiden tüm köy toplu şekilde ya da sırayla kaynatırdık ama artık az sayıda ev kaynatıyor. Buğday hasadından sonra ayıklanan buğdaylar bulgur için kaynatılıyor. Güneşe serilip iki üç gün bekletildikten sonra da öğütülmesi için değirmene gönderiliyor. Sonrasında şehriye makinesi köye getiriliyor ve şehriye için hamur yoğurup kızartıyor. Bizler de hazırlanan şehriyeleri değirmenden getirilen bulgurla karıştırıp yemek için pişirmeye başlıyoruz. Eskiden bu işlemlerin tamamını el emeği ile yapıyorduk. Ama şimdi makinelerde yapıyoruz. Toplamda bir hafta içinde bulgur sofraya sunulacak şekilde hazır oluyor.”