Hatice Yıldız’ın avukatları AYM’ye başvurdu

  • 15:09 26 Mart 2024
  • Hukuk
 
 
 
Marta Sömek
 
İSTANBUL - Tutsak kızına para yatırdığı için tutuklanan ve beş gündür Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tekli hücrede tutulan 75 yaşındaki ağır hasta Hatice Yıldız’ın avukatları, AYM’ye başvuruda bulundu.
 
Cezaevlerindeki siyasi tutsaklara dönük ihlaller her geçen gün derinleşirken, son yıllarda tutsak yakınlarına dönük baskı ve yargılamalar da ağırlaşıyor. Tutsaklara para gönderen yakınları veya arkadaşları, yargı kıskacına maruz bırakılarak dava ve tutuklamalara maruz kalıyor. Bu durumun son örneklerinden biri de 23 Mart’ta İstanbul Esenyurt’ta yaşandı. 75 yaşındaki tutsak annesi Hatice Yıldız’a, cezaevinde bulunan kızına ve kızının koğuş arkadaşına para gönderdiği için hakkında “örgüte finansman sağlamak” iddiasıyla dava açıldı. 3 yıl süren yargılamanın ardından İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, Hatice hakkında “örgüte finansman sağlamak” iddiasıyla 4 yıl 2 ay hapis cezası verdi. Yerel mahkemenin kararı, İstinaf Mahkemesi’nde onandı.
 
Sedye ile gözaltına alınıp tutuklandı!
 
Kararın onanması üzerine polisler, 22 Mart günü yüksek tansiyon, göz, bel fıtığı ve omurga eğriliği gibi birçok sağlık sorunu bulunan Hatice’nin evine gitti. Fenalaşan Hatice, sedye ile evden zorla çıkarıldı. Hatice, ambulansla önce hastaneye daha sonra adliyedeki işlemlerin ardından Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne götürüldü. Kısa sürede her kesimden tepkilerin büyüdüğü tutuklama kararı, Adalet Nöbeti eylemlerinde de protesto edildi.
 
Karara itiraz edildi
 
Hatice’nin avukatları, hem infaz erteleme talebi hem de denetimli serbestlik için başvuruda bulundu. Avukatlar ayrıca bugün, Hatice adına Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) dosyanın esasına ilişkin bireysel başvuruda bulundu.
 
AYM’ye başvuruda bulundular
 
Başvuruda, “Başvurucunun 71 yaşında olması, birçok kronik hastalığı bulunması ve halihazırda ihlal iddiasına konu mahkumiyet hükmünün infazı için Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunmasından dolayı başvurunun İç Tüzük'ün 68.maddesi uyarınca öncelikli olarak incelenmesine, adli yardım talebimizin kabulüne, Anayasa'nın 38. Maddesinde Güvence Altına Alınan Suç ve Cezaların Kanuniliği İlkesinin ihlal edildiğinin tespitine, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan aleyhinde beyanda bulunan tanığı sorguya çekme hakkının ihlal edildiğinin tespitine, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin uygulanması bakımından tespit edilen ihlallerin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için kararın bir örneğinin davayı gören mahkemeye gönderilmesine” şeklinde talepte bulunuldu.