Siyasetçi kadınlar: Saliha Aydeniz hepimizin iradesi

  • 13:05 25 Temmuz 2022
  • Güncel
İSTANBUL - DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz’in dokunulmazlığının kaldırılması durumunda bunun "halkın iradesine bir darbe" olacağını belirten HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve bileşen parti eşbaşkan ile sözcüleri, kararı tanımayacaklarını deklare etti.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, bileşen partilerin kadın eşbaşkan ve eşsözcüleri ile birlikte Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz’in dokunulmazlığının kaldırılmasına dair verilen karara ilişkin partisinin İstanbul İl Örgütü’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantı salonuna “Saliha Aydeniz irademizdir” yazılı pankart asıldı. Toplantıya, Yeşiller ve Sol Parti Eşsözcüsü Ayşe Erdem, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eşbaşkanı Canan Yüce, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) Sözcüsü Sevtap Akdağ Karahalı ve Devrimci Parti Genel Başkan Yardımcısı Burcugül Çubuk katıldı.
 
Komisyon yarın toplanıyor
 
Toplantıda ilk olarak HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan söz aldı. Anayasa ve Adalet Karma Komisyonu’nun partilerinin bileşenlerinden olan DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz’in dokunulmazlığına dair yarın Meclis’te toplanacağının bilgisini veren Pervin, sonucu tahmin edebildiklerini belirtti. HDP ve HDP milletvekilleri hakkında ortaya atılan bütün iddialara yönelik komisyonların hep aynı kararı aldıklarını belirten Pervin, “Yarın da çıkacak olan kararın Türkiye’nin demokrasisine, adaletine ve vicdanına ters olacağını bekliyoruz. Yine de bugün buradan bileşen partilerimizin eş başkanları ve sözcüleri olarak ve hem de HDP olarak konuya ilişkin görüşlerimizi paylaşmak istiyoruz” dedi.
 
Meclis katliamlar için toplanmıyor
 
Türkiye’nin birçok yerinde neredeyse günde 3 kadının katledildiğini, Meclis’in buna dair hiçbir zaman toplantı kararı almadığını dile getiren Pervin,  “Halk işsizlikten, sefaletten kırılırken TBMM toplanma kararı almaz. Ormanlar cayır cayır yanarken, ciğerlerimiz yanarken Meclis’in ruhu bunu duymaz, toplantı kararı almaz. Zaxo bombalanırken ve siviller tıpkı Roboskî Katliamı’nda olduğu gibi katledilirken Meclis herhangi bir toplantı kararı almaz ama söz konusu HDP ve HDP’li vekiller olduğu zaman bir talimat doğrultusunda Meclis toplanma kararı alır, siyasetçiler bir araya gelir ve ismi geçen HDP’li ve ya Kürt siyasetçi hakkında hukuksuz kararlar alınmaya devam eder” şeklinde konuştu.
 
Çıkacak karar darbe niteliğinde
 
Yarın yapılacak toplantıda aleyhlerine dönük bir karar çıkması halinde bunu bir darbe niteliğinde ele alacaklarını kaydeden Pervin, “Dolayısıyla Meclis’in iradesine, halkların iradesine Diyarbakır halkının iradesine vurulacak olan bu darbeyi kabul etmediğimizi, kabul etmeyeceğimizi buradan bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Vesayetçi bir iktidarla karşı karşıya olduğumuzu herkes biliyor. Her anlamda Türkiye’nin bütün kurumlarına, yargısına, parlamentosuna, hukukuna, basınına bütün kurumlarına vesayet uygulayan iktidar partisi, yarınki toplantıda da vereceği kararın vesayet anlamına geldiğini, hukukun çiğneneceğini, halkların iradesinin hiçe sayılacağını ifade etmek istiyoruz” vurgusu yaptı.   
 
Barışı savunanların dokunulmazlığı yok
 
Roboskî Katliamı’nı yapanların, çocukları panzer altında ezen polisin dokunulmazlığının olduğunu belirten Pervin, “Bu ülkede işkencecilerin ve halka saldıranların, partimize saldıranların dokunulmazlığı var. Bu ülkede ‘seni duvara çivilerim’ diyenlerin dokunulmazlığı var, rüşvet alanların rüşvet verenlerin dokunulmazlığı var. Bu ülkede ihaleye fesat karıştıranların, yüz kızartıcı suçlar işleyenlerin dokunulmazlığı var.  Ancak onlara hiçbir şeklide dokunulmadığı ve korunduğu gibi bugün barışı, demokrasiyi savunanların, demokratik siyaseti savunanların hukuksuz bir şekilde dokunulmazlıkların kaldırıldığı yargılandığı ve sonunda cezaevine konulduğu bir Türkiye gerçekliği var” ifadelerini kullandı.
 
‘Çiller başarılı olmadı siz de olamayacaksınız’
 
Türkiye’de barış, demokrasi ve demokratik siyaseti savunanların cezalandırıldığına dikkat çeken Pervin, şöyle devam etti: “Buradan hem partim adına hem de arkadaşlarım adına yarın toplanacak komisyona bir çağrı yapıyorum. Bu darbeden vazgeçin. Parlamentonun iradesine saygı duyun, halkların iradesine saygı duyun. Diyarbakır halkının seçmiş olduğu bir milletvekili olan Saliha Aydeniz’in iradesine saygı duyun. 1994’te DEP milletvekilleri, Çiller hükümetinin emri ve talimatıyla parlamentodan atılmıştı. Çiller başarılı olmamıştı siz de olamayacaksınız. Çünkü biz demokrasiye inanan barışı savunan ve gittikçe bu alanda büyüyen ve gelişen bir partinin mensupları olarak gördüğünüz gibi bu dayanışma ile bu birliktelikle bu ülkeye barışı da demokrasiyi de bu ülkeye insan haklarını, insan haklarına saygıyı da seçilmişlere saygıyı da yerleştirene kadar bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğimizi belirtmek istiyoruz. DBP Eş Genel Başkanı olan Saliha Aydeniz milletvekilinin yanında olduğumuzu, dokunulmazlığının kaldırılmasına, yargılanmasına karşı olduğumuzu belirtiyor ve hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.”
 
Canan Yüce: İktidar varlığını sürdürmek için saldırıyor
 
Ardından söz alan SYKP Eşbaşkanı Canan Yüce, iktidarın kendi varlığını sürdürmek için saldırdığını ifade etti. Doğaya, kadına, Kürt halkına, emekçiye düşman bir iktidarın olduğunu dile getiren Canan, “İktidarın baskıcı hukuksuz bir politikasıyla karşı karşıyayız. Birlikte HDP’de çalışma yürüttüğümüz Kürt halkının ve Diyarbakır halkının iradesi olan Saliha Aydeniz’in dokunulmazlığının kaldırılması ile karşı karşıyayız. Evet, hepimiz biliyoruz ki AKP-MHP iktidarı her geçen gün kendi iktidarını sürdürmek için her alanda emekçilere, kadınlara ve ezilenlere baskılarını arttırarak devam ediyor” dedi.
 
‘Faşizmin kurumsallaştırılmasına karşı HDP ön saflarda’
 
Bu baskıların en büyüğünün de HDP ve bileşenlerinin yanı sıra ittifak güçlerine yapıldığına işaret eden Canan, “Çünkü iktidar da görüyor ki 2015’ten beri iktidarın faşizmi kurumsallaştırılmasına karşı en öne saflarda HDP’li vekiller var. Kadınlara karşı yürütülen politikalarda, kadın cinayetlerine karşı politikalarda, İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasına karşı eylemlerde bütün ezilen ve emekçilerin yanında HDP’li vekiller var. Bu yüzden bu saldırın dozu böyle ve her gün başka vekillerimizin dokunulmazlıklarına iradelerine bir saldırı var. Bugüne kadar gördük ki AKP’nin bu saldırıları asla başarılı olmadı. Onlara vekil arkadaşımız cezaevinde olmasına rağmen yüzlerce binlerce yoldaşımız tutuklu olmasına rağmen asla demokrasi mücadelesinden halkların kardeşliği, barış ve emek mücadelesinden vazgeçmedik vazgeçmeyeceğiz. Bu uygulama seçme ve seçilme hakkına yapılmış bir darbedir” değerlendirmelerinde bulundu.
 
Sevtap Akdağ Karahalı: Yan yana geleceğiz
 
Söz alan SODAP Sözcüsü Sevtap Akdağ Karahalı,  Saliha Aydeniz’in durumunu daha önce Kürt vekiller şahsında yaşadıklarını ve bildiklerini belirtti. Bunun ilk olmadığı ve seçime giderken sık sık yaşama ihtimallerinin olduğu uyarısında bulunan Sevtap, “Biliyoruz ki burada temsil edilen mücadele hattı HDP ve onunla yan yana duran tüm muhalefet güçlerinin bu topraklarda kurmaya çalıştığı bir arada eşit ve özgür bir yaşamın, yaşanabilecek bir ülkenin hepimiz için kurmasının zemini bu hattın gelişmesinden geçiyor. Bu da geleceği olmayanların en büyük korkusu. Dolayısıyla en büyük saldırganlıkları bu doğrultuda gerçekleştiriyor. Bugün bir kez daha birlikte verdiğimiz mücadele ile bir birimizin sesine ses olarak, bütün Türkiye halklarının ortak sesi olarak, yan yana gelerek bu zorbalık ve zulüm düzeni karşısında sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz” diye belirtti.
 
Özlem Gümüştaş: Öcalan’la ilgili özgürlük talebi görülmüyor
 
Toplantıda söz alan ESP Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, 12 Haziran’da PKK Lideri Abdullah Öcalan için Kadıköy’de yapılan Gemlik Yürüyüşü’ne ve polisin saldırısına işaret etti. Bu saldırının Türkiye’nin minik bir fotoğrafı olduğunu dile getiren Özlem, “O gün Kadıköy sokaklarında siyasi parti ve örgütlerin ve onların yanındaki vekillerin bulunduğu bir tablo içerisinde AKP-MHP faşist rejimi ve onların yönetme pratiğinin en gelişmiş aygıtı olan emniyetin demokratik yürüyüş karşısındaki faşist saldırganlığını herkes gördü. Bu faşist saldırganlık tablosu içerisine siyasi mesele Türkiye demokrasisinin en kilit sorunu olan Kürt sorunun çözümü ve bu sorunun çözümündeki başat aktörlerden olan İmralı’da tecrit altında olan Sayın Abdullah Öcalan’la ilgili özgürlük, hak ve hukuk talebinin görülmemesi. Kürt sorunundaki inkar, imha siyaseti ve saldırganlıkla bastırılması görüntüsü var. O gün o sokakta çarpışan irade bu kadar açık ve nettir. Çözümsüzlükte ısrar eden, Kürt sorunda inkar ve sömürgeci işgalde ısrar eden AKP-MHP faşist rejimi halklarımızın her türlü demokratik talebine saldırıyor” şeklinde konuştu.
 
Burcugül Çubuk: Saldırı irademizedir
 
Kürt halkının on yıllardır katliamlara karşı direndiğini ve özgürlük mücadelesi verdiğini belirten Devrimci Parti Genel Başkan Yardımcısı Burcugül Çubuk da, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aydeniz, özgürlük mücadelesini yükselten Kürt ve Kürdistanlı kadınların mücadelesi içinde yetişmiş, o mücadeledeki öncü öznelerden olduğu için saldırı irademizedir. Her türlü bedeli ödemekten asla çekinmediği için bugün de Aydeniz’e yönelik bu saldırganlığı ile savaş çığırtkanlığını daha da yükseltmek istiyorlar.  Kuzey ve Doğu Suriye’de, Bölgesel Kürt Yönetimi sınırları içinde örneğin Zaxo’daki katliamı meşrulaştırmanın bir yöntemi olarak hakların, kadınların, Kürtlerin lubunyaların Meclis’teki sesini ve sözünü durmadan ifade eden Aydeniz’in vekilliğini düşürerek zafer kazanmak istiyor. Bugün hiçbir yerde zafer kazanamayan AKP-MHP faşizmi sokaktan gelen, halkın içerisinden gelen HDP ve bileşenlerinin hiçbir eşbaşkanı ve sözcüsünü vekilliğini düşürerek yenemeyecektir. Saliha yoldaşla kız kardeşleri olarak yan yana mücadele edeceğiz. Kürt kadınlarının ve halkının sözcüsü olan Saliha Aydeniz’i yenemeyeceksiniz”
 
Ayşe Erdem: Kararı tanımayacağız
 
Söz alan Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü Ayşe Erdem, Saliha’nın 6 milyon seçmenin, kadınların, sosyalistlerin, Kürt halkının iradesi olduğunu söyledi. Ayşe, “Yarın Karma Komisyon’da alınacak kararın sonucunu bugünden biliyoruz. Daha önce gördük örneklerini, ama bugünden söyleyelim bu kararı tanımayacağız. Saliha Aydeniz’in yanında olduğumuzu ifade etmek isterim. Saliha Aydeniz demokrasi, barış mücadelesi veren bir kadın, DBP Eş Genel Başkanı. Aydeniz hakkında verilen bu kararın AKP ve MHP iktidarının karanlık yüzünü bir kez daha göstermiştir. Bu iktidar kadınların seçme seçilme hakkına, siyaset yapma haklarına, söz söylemelerine tahammül edemeyen bir iktidardır. Bunu daha önce gördük bir kez daha aynı şeyin olmaması için çağrı yapıyoruz. Saliha Aydeniz irademizdir" ifadelerini kullandı.